Tavsiye olarak verebileceğiniz kültürel ve sanatsal ürünler nelerdir?


 

En önemli öğretmen yaşamın kendisi ve burada diğer her şey, sanatsal ya da bilimsel değeri olan her şey bizim yaşamı anlamamızda ve yaşam içerisinde varolan o kendiliğinden mükemmel, her anı yeniden oluşturan, bize anlamanın sevincini veren şeye daha çok yakınlaşmamızı sağlayan ürünlere biz sanatsal ya da bilimsel değeri olan ürünler adını veriyoruz. Esasında yaşamın kendisi esas öğretmen. Bu nedenle yaşama hassasiyetinin gelişmesi lazım. Yani yaşam bir dil ve bu dilin kodları var. Bu dilin kendine ait bir linguistiği var ve buna bir hassasiyet gerekiyor. Bu hassasiyetin gerçekleştiği ya da yoğunlaştığı ürünler kişiden kişiye, zamandan zamana değişir. Dün çok önemli bulduğum bir şeyi ben on gün sonra önemli bulmayabilirim. Çünkü beyin içerisindeki bağlantısallık her an yeniden oluşur. Kişiden kişiye farklı olduğu gibi aynı anda insanın içinde bulunduğu ruhsal duruma göre de farklılık gösterir. Bu nedenle yaşama olan hassasiyeti artıran ürünler zaman içerisinde değişkenlik gösterirler.

 

Bugün önemli olan şey dün önemli olmayabilir de ama yine de ben Twitter’da bunları paylaşmayı çok seviyorum. Şimdi söyleyebileceğimden fazlası, hani reklam yapmış gibi olmayayım ama, yani Twitter’da var. Mesela en sevdiğim on film, en sevdiğim on felsefî kitap, en sevdiğim on roman; bütün bunlar bulunabilir. Ama genel olarak bakıldığında bütün din kitaplarını severim. Bütün din kitaplarını, belirli bir kültürün yoğunlaşmış biçimi olduğunu düşündüğüm hepsini severim. Tabii az önce söylediğim gibi Etika’nın ayrı bir yeri var. Bir Bunalım Çağında Toplum Felsefeleri, Sorokin, önemlidir. Karl Popper önemlidir. Russell önemlidir. Tabii bunları böyle söylemek söyleyemediklerime haksızlık. Biraz da onun acısını da şimdi çektim birden.

 

Yani sinema önemli bir şey. Sinemada benim hayatımın belirli noktalarında gerçekten önemli değişimlere yol açan bazısı sanatsal değeri olmayabilen filmler hep olmuştur. Bunları da hep paylaşmaktan memnuniyet duyuyorum. Bunları da yazdım. Tabi şiir önemli. Şiir önemli. İnsanın kendi dilini iyi kullanması onun yaşamla olan penceresinin en önemli koşullarından bir tanesi ve Türkçe çok güzel bir dil. O yüzden Türk edebiyatı, Türk şiiri nereden başlarsanız başlayın mutlaka hep katkı sağlayacaktır. Dolayısıyla bu kadarını söylemiş olayım ama fazlası biraz sosyal medyada bulunur herhalde.

 

Müzik?


 

Valla ben çok iyi bir Pink Floyd tutkunuyum. Her gün bir şey dinliyorum Pink Floyd’tan. Pink Floyd benim için çok çok önemli. Yani ne bileyim, Shine On You Crazy Diamond’ı duyduğum zaman hâlâ tüylerim diken diken olur, binlerce defa dinledikten sonra bile. Dolayısıyla rock dinliyorum. Ama müziğin her türünü, iyi müziğin her türünü, emek verilmiş müziğin her türünü dinlemeye çalışıyorum. Baştan sevmesem bile özel gayret gösteriyorum. Yani sevmediğim zaman anlıyorum ki o kültürle ilişkili bilmediğim bir şey var ve o zaman o kültürün içerisine girmeye çalışıyorum. Belli bazı operaları çok seviyorum. Defalarca seyretmeyi, opera dinlemek yanlış bir terim yani opera seyredilir, operayı seyretmeyi, içinde olmayı seviyorum. Neşet Ertaş’ı çok severek dinliyorum. Tanıdığım bir gazeteci vardı, “Vefatımdan sonra mezarıma The Dark Side Of The Moon’un albümünü koyun.” demişti ve öyle de yapılmıştı. Yani hani “Mezarına bir tane albüm koy.” deseler herhalde ben de Pink Floyd’dan bir şey seçerdim diye düşünüyorum.