Neden sürekli resimlerinizde yukarıdan bir bakış var? Geleneksel perspektif kullanmama sebebiniz nedir?


 

Geleneksel perspektif; perspektif dediğimiz de çok eski değil. Sanat insanlık tarihi kadar eskidir. Çünkü sanat insan içindir.  İnsan içinde dolup taşan şeyleri anlatmak ister. Anlatmanın yolları vardır; sesle, ezgilerle, sözcüklerle, renkle, biçimlerle ya da çizgilerle. Bir yerde bir açıda durmuş değil, birtakım kültürler ve insanın bakışları her zaman farklı olmuş. Benim bakışım da belli kültürlerin etkisinde kalarak; yukarıdan bakmak… Perspektif Rönesans’la gelmiştir. Ben kendi kültürüm içinde her ne kadar Batılılaşma, çağdaşlaşma heyecanı içinde de olsam ki cumhuriyetten sonra devlet eliyle bir çağdaşlaşma politikası güdüldü. Birçok değerin şu an da Batı’da olduğunu görsem bile bir Orta Çağ yaşadı, o dönemde hiçbir eser verilmedi, taş üstüne taş konulmadı, barbarca hareketler; engizisyon, derebeylik, hastalıklar; sıtma, veba pek sanat eseri yapamamışken Doğu’da büyük kültüler vardı.

            

O yüzden ben bakış açımı kendi özümdeki, yakınımdaki, toprağımdaki benden öncekilerin mirası olarak gördüğüm bir bakış açısı benimsedim. Tamam, Batı bugün hayran oluyoruz ama bazı değerleri belli bir zaman. Bütün uygarlıklar bir dönem yükseliyorlar en yüksek noktadan sonra düşüyorlar. Batı Uygarlığı’nı da bekleyen pek çok tehlikeler var; eğitim sistemleri, uyuşturucu kullanmak… Her toplumun kendine göre problemleri var. O yüzden Batı düşmesini geciktirmek için  yönelik önlemler alıyor. Bakalım, insanlık tarih ne görecek? Uygarlıklar yükselir, düşer, değişiklikler olur ama siz hangi toprakta yetişmişseniz, o toprağın kokusunu daha iyi hissedersiniz.