Gizli ikiz dili ikiz çocukların kendi aralarında konuştukları, sadece kendilerinin anladığı atipik kabul edilen bir dildir (Day 1932, Douglas & Sutton 1978). Kriptofazi (İng. criptophasia) de denir. Bazı ikizler sadece birbirlerinin anladığı bazı kelimeler uydururlar ve özel dilleri bu kelimelerle sınırlıdır, bazılarınınki ise çok daha karmaşıktır ve kulağa yabancı bir dil gibi gelir (Luria & Yudovich 1959; Hay vd. 1987; Thorpe vd. 2001). Bazı ikizler sadece kendi dillerinde ve sadece birbirleriyle konuşurlarken, bazıları normal anadili gelişiminin yanında ikizleriyle başka bir dilde konuşurlar (Bishop & Bishop 1998).İkizlerin yüzde 40 gibi yüksek bir oranında en azından bir süreliğine görüldüğü söylenir. Mittler (1970) 200 kadar ikiz anne-babasına çocuklarının ikiz dili kabul edilebilecek gizli bir dil geliştirip geliştirmediklerini sormuş ve %47’sinden olumlu cevap almıştır. Aynı şekilde Hayashi vd. (2006) 580 ikiz çiftinde ikiz dili gelişip gelişmediğini araştırmış ve %48,6 oranında ikiz diline rastlandığını tespit etmiştir. Dolayısıyla sanılanın aksine ikiz dili pek de az görülen bir durum değildir. Ancak farkedilecek ya da dikkat çekecek kadar gelişmesine ve kullanılmasına çok daha az ikizde tanık olunur. Bu sebeple çok az görüldüğü kanısı yaygındır.

 

Bu tür özel dil gelişimi yaşları ve dil seviyeleri birbirine yakın tekil kardeşlerde de görülebilir ama ikizlerde görülme oranı çok daha yüksektir (Thorpe vd. 2001). İkizler zamanlarının büyük bir kısmını birlikte geçirirler. Günlük tecrübeleri, ilgi alanları, hayat bilgileri, tanıdıkları kişiler ve konuşabilecekleri konular ortaktır. Bu da kendi aralarında anlaşmalarını sağlayacak bir sistem oluşturmaları için özel bir imkan sağlar. Gizli ikiz dili, özellikle birbirlerine duygusal ve fiziksel olarak yakın olan ve birbirleriyle uzun süre yalnız kalan ikizlerde görülür. Tek yumurta ikizlerinde daha sık görüldüğü kanısı yaygındır. Erkek-erkek ikizlerde daha da sıklıkla görüldüğü gözlemlenmiş olsa da (örneğin, Hay vd. 1987), daha yakın zamanda yapılan çalışmalarda bu gözlem desteklenmemiştir. Hayashi vd. (2006) incelediği ikiz dili geliştiren tek yumurta ikizlerinin %58’inin kız olduğunu söylemektedir.

 

Kendi aralarında ikiz dili konuşan çocuklarda konuşma bozukluğu ya da geriliği görülme oranı çok daha yüksektir (Bakker 1987; Bishop & Bishop 1998; Dodd & McEvoy 1994). Başkalarıyla konuşmamayı tercih eden ya da başkalarıyla iletişimlerinde sorunlar yaşayan bu tür ikizlerin daha genel anlamda sosyal iletişim becerileri de olumsuz yönde etkilenir (Hayashi vd. 2014).

 

Birbirlerine kendi aralarında Poto ve Cabango diye hitap eden Grace ve Virginia Kennedy kardeşler, bu tür bir dil geliştiren ikizlerin belki de en tanınmışlarıdır. 1970li yılların sonlarında “keşfedildiklerinde” gazetelerde ve diğer basında sıkça yer almışlar, hatta kendileri hakkında yönetmenliğini Jean-Pierre Gorin’in yaptığı Poto and Cabengo (1980) adlı bir belgesel film de çekilmiştir.

 

Grace ve Virginia 1970 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Georgia eyaletinde, Columbus şehrinde doğmuştur. Normal ya da tıbbi olarak sorunsuz bir şekilde dünyaya gelmelerine rağmen, bir süre sonra nedeni anlaşılamayan nöbetler geçirmeye başlarlar. Ailelerine bu nöbetlere bağlı olarak gelişim sorunları yaşayabilecekleri ve çocukların beyinlerinde hasar oluşabileceği söylenir. Ailenin çocuklarını ihmal ettiğini, çocuklarıyla engelli olacaklarına inandıkları için yeterli ölçüde ilgilenmediğini söyleyen bazı gazete haberleri mevcuttur. Ailenin maddi durumu pek iyi olmadığından hem anne hem de baba sürekli çalışmak zorundalardır. Her ikisi de evden neredeyse gün boyunca uzakta kalırlar ve çocuklarını pek görmezler. Bu süre zarfında çocuklar Alman anneanneleriyle evde kalırlar. Anneanne çocukların temel bakımı ve fiziksel ihtiyaçlarıyla ilgilenir ancak onlarla birlikte zaman geçirmez ve pek konuşmaz. İngilizce bilmediği için pek fazla dışarıya çıkmaz, çocukları da çıkarmaz. Dolayısıyla çocukların başka çocuklarla oynama imkanları olmadığı gibi, aile engelli olduklarını düşündüğü için kendilerini okula da göndermez. Çocuklar evde kendileriyle pek konuşmayan anneannelerinden çok az Almanca, anne-babalarından da görüştükleri sınırlı zaman içinde çok az İngilizce duyarlar. Bu sınırlı dil girdisi dil gelişimlerinde ciddi anlamda gecikmeye neden olur ve çocukların kendi aralarında bir iletişim aracı geliştirmelerine de zemin hazırlar.

 

Çocuklarının beyin hasarlı olduğunu düşünen baba, çocukların konuşamamalarını bu hasara bağlar ve sorgulamaz. Çocukları okula göndermemelerinin sebebi de yine okuyamayacak kadar zekâ engelli olduklarını düşünmeleridir. Baba işini kaybettikten sonra iş ve işçi bulma kurumu gibi bir yerde bir görüşmeye gider ve bu görüşme sırasında tesadüfen çocuklarından bahseder. Oradaki memurun tavsiyesi üzerine çocukları bir uzmana göstermeyi kabul eder. Kalifornia’daki San Diego Üniversitesi hastanesinde çocukları gören konuşma terapistleri ve uzmanlar, çocukların gelişimsel hiçbir sorunları olmadığını, zekalarının da normal olduğunu tespit eder. Bu süreç içinde çocukların sadece dil gelişimlerinde gerilik olduğu ancak kendi aralarında geliştirdikleri bir dil ile iletişim kurabildikleri gözlemlenir. Bu tespit yapıldığında çocuklar sekiz (bazı kaynaklara göre altı) yaşındadırlar. Bir süre konuşma terapisi gördükten sonra başkalarının da anlayabileceği şekilde İngilizce konuşmaya ve başkalarıyla da iletişim kurmaya başlarlar.

 

Grace ve Virginia zamanında çok ilginç ve az rastlanan bir durum olarak bahsedilen gizli ikiz dilinin aslında ikizler arasında o kadar da az rastlanan bir durum olmadığı, çoğu zaman kısa bir süre kullanılan ve ikizler başkalarıyla sosyalleştikçe zamanla azalan ve kaybolan bir durum olduğu bilinmektedir. Dolayısıyla “ikiz dilleri” genellikle endişe verecek bir duruma dönüşmeden yok olmaktadır. Grace ve Virgina’nın durumunda olduğu gibi uzun süren ikiz dilleri genellikle çocukların başkalarıyla sosyalleşme imkanlarının hiç olmadığı ya da çok kısıtlı olduğu olağanüstü durumlarda ortaya çıkmaktadır ve nispeten az görülmektedir.

 

Gizli ikiz dilinin çocukların anadilinden farklı bir dil olup olmadığı sorusunu kesin olarak cevaplamak mümkün değildir. Bazı uzmanlara göre ikiz dili ikizlerin birbirlerinin bebeklikte çıkardıkları henüz konuşma sayılamayacak sesleri taklit etmeleri sonucu başlar ve kullanılmaya devam eder. Dolayısıyla bir dil değil, düzeltilememiş bir tür sesletim bozukluğudur ya da hedef dilin gelişmemiş bir formudur (Bakker 1987; Bishop & Bishop 1998; Dodd & McEvoy 1994; Savic 1980; Thorpe vd. 2001). Dodd ve McEvoy’a (1994) göre çocukların sözcükleri anlaşılamayacak kadar yanlış telaffuz etmeleri ve ikizlerin birbirlerini bir şekilde anlamalarıyla yerleşen bir iletişim şeklidir. Hedef dilden farklı değildir, sadece sesbilgisel olarak farklı olduğundan yetişkin kulağına farklı bir dil gibi gelir. İkizler birbirlerini rahatlıkla anladıklarından bu dili kullanmak için birbirlerini teşvik etmiş olurlar ve özellikle de başkalarıyla sosyalleşme imkanları sınırlıysa bu iletişim şekli devam eder.

 

Grace ve Virginia’nın konuştukları dil de aslında tamamen farklı bir dil değildir. Çocukların video kayıtlarını defalarca dinleyerek kısmen de olsa deşifre edebilen dilbilimciler çocukların konuştukları dilin biraz Almancaya biraz da İngilizceye benzediğini, ya da bu iki dilin karışımından oluşan ifadeler içerdiğini gözlemlerler. Konuştukları dil sözdizimsel olarak İngilizcenin Özne-Eylem-Nesne yapısının özelliklerini göstermekle birlikte Almanca bir eylem kullanıldığında Almanca sözdizim özellikleri de gösterebilmektedir. Dikkatle dinlendiğinde ve kullanıldıkları bağlama bakıldığında bazı sözcükler anlamlandırılabilmektedir. Örneğin /pinit/ olarak söylenen sözcüğün İngilizce “finished” olduğu /buda/ olarak telaffuz edilen sözcüğün “butter” olduğu tespit edilebilmiştir. Bu sözcükler normal dil gelişimi sürecindeki çocuklar tarafından da (ancak çok daha erken yaşta) bu şekilde telaffuz edilebilmektedir. Başka bir deyişle, çocukların telaffuzları ve konuşmaları çok da farklı değildir, sadece kronolojik yaşlarının çok gerisindedirler. Aşağıda bir örneği görülen bu konuşmalarda çocukların yetişkin dilindeki sözcükleri farklı telaffuz ettikleri ve bu yüzden çocukların dilinin yetişkin kulağına çok yabancı gelen bir dil olarak algılandığı görülebilir.

 

“Pinit, putahtraletungay.” (İngilizce: finish, potato salad hungry)
“Nis, Poto?” (İngilizce: this, Poto)
“Liba Cabingoat, it.” (Almanca/İngilizce: liebe Cabengo, eat)
“La moa, Poto?” (İngilizce: here more, Poto?)
“Ya.” (Almanca/İngilizce: ja/yeah)

 

Thorpe vd. (2001) ikiz dili geliştiren çocuklarda konuşma geriliğinin daha sık görülmesinin sebebinin ikiz dilinin konuşma geriliğine sebep olması değil, konuşma geriliği olan çocukların ikiz dili olarak nitelendirilebilecek bir iletişim şeklini tercih etmeleri olduğunu savunur. Grace ve Virginia’nın durumunda da zamanın şartlarında teşhis edilememiş bir konuşma bozukluğu ya da geriliği paralelinde gelişmiş bir ikiz dili söz konusu olabilir. Wallace’in biyografi türünde yazdığı Silent Twins kitabında anlatılan June ve Jennifer Gibbens kardeşlerin ve ailelerinin anlattıkları tecrübeler de Thorpe vd.’nin (2001) tespitini destekler niteliktedir. June ve Jennifer geç konuşmuşlar ve konuşmaya başladıktan sonra da telaffuzları anne babalarının bile anlayamayacağı kadar bozuk olmuştur. BBC2 kanalı için hazırlanan Silent Twin-Without My Shadow belgeselinde yer alan röportajda annelerinin anlattığına göre, başkaları tarafından anlaşılamıyor olmaları ikizlerin iyice içlerine kapanmalarına neden olmuştur. O günlerden bahseden June kendisini kardeşinden başka kimsenin anlamadığını, başkalarıyla konuşurken anlaşılmak için sürekli söylediğini tekrar etmek zorunda kaldığını, bir süre sonra da konuşmaktan vazgeçtiğini söylemektedir. June ve Jennifer’in de kendi aralarında konuştukları dil aslında İngilizcedir, ancak teleaffuzları kulağa başka bir dil gibi gelecek kadar farklıdır.

 

Halk arasında ikizlerin özel bir şekilde birbirlerine bağlı oldukları ve birbirlerinin duygularını hissedebildikleri kanısı yaygındır. İkizlerin kendi aralarında “gizli” bir dil geliştirdikleri inancı da bu kanıyla örtüştüğü için destek bulur. Ancak burada bahsedilen örneklerde ve literatürdeki benzerlerinde görüldüğü kadarıyla “ikiz dili” olarak adlandırılan diller aslında farklı dil özellikleri göstermez. İkizlerin anadillerinin gelişmemiş bir formudur. İkizler özel ve gizemli bir bağa sahip olduklarından değil, sadece birbirleriyle uzun süre vakit geçirdiklerinden ve birbirlerinin konuşmasına aşina olduklarından daha kolay anlaşabilmektedir. Gizli ikiz dilerinin sözcüklerin yanlış ya da farklı telaffuz edilmesiyle başlayıp daha sonra yapısal olarak farklılaşmış ayrı bir dile dönüşmeleri dilbilimsel açıdan heyecan verici bir olasılık olsa da bu tür bir gelişme bugüne kadar belgelendirilememiştir.

 

Doktorasını dilbilim alanında 2005 Yılında University of Southern California’da yaptı. Şu an Bilgi Üniversitesi’nde Karşılaştırmalı Edebiyat Bölümü’nde öğretim üyesidir.

İstanbul Üniversitesi Dilbilimi Bölümü son sınıf öğrencisi olarak lisans eğitimine devam ediyor. Yüksek lisansında insan belleğinin işlemsel modelleri üzerine çalışmak istiyor.

Max Ernst – At the First Clear Word

  • Bakker, P. (1987). Autonomous languages of twins. Acta Geneticae Medica eGemellologiae (Roma) 36, 233–238.
  • Bishop, D. V. M., & Bishop, S. J. (1998). ‘Twin language’: A risk factor for language impairment? Journal of Speech, and Hearing Research, 41, 150–160.
  • Day, E. J. (1932). The development of language in twins: A comparison of twins and single children. Child Development 3, 179–199.
  • Dodd, B. & McEvoy, S. (1994) Twin Language or phonological disorder. Journal of Child Language 21 (2). 273–289.
  • Douglas, J. E. & Sutton, A. (1978). The development of speech and mental processes in a pair of twins: A case study. Journal of Child Psychology and Psychiatry 19, 49–56.Handley, M. (1987). Idioglossia. Play performed in the University of Utah, Salt Lake City.
  • Hay, D.A., Prior, M. Collett, S. & Williams, M. (1987) Speech and language problems in pre-school twins. Acta Genetica Medicae Gemellologicae (Twin Research) 36(2), 213–23.
  • Hayashi, C., Mikami, H., Nishihara, R., Maeda, C. & Hayakawa, K. (2014). The relationship between twin language, twins’ close ties, and social competence. Twin Research and Human Genetics, 17(1), 27–37.
  • Hayashi, C., Hayakawa, K., Tsuboi, C., Oda, K., Amau, Y., Kobayashi, Y., & Kato, K. (2006). Relationship between parents’ report rate of twin language and factors related to linguistic development: Older sibling, nonverbal play and preschool attendance. Twin Research and Human Genetics, 9(1), 165–174.
  • Ketrez, F. N. (2015). Acquisition of Turkish alongside a secret twin language. In Zeyrek, D., Sağın-Şimşek, Ç. Ataş, U. & Rehbein, R. (Eds.) Ankara Papers in Turkish and Turkic Linguistics. (247–256). TURCOLOGICA Harrassowitz Verlag.
  • Luria, A. R. & Yudovich, F. I. (1959). Speech and the development of mental processes in the child. London: Staples Press.
  • Mittler, P., (1970). Biological and social aspects of language development in twins. Developmental Medicine and Child Neurology 12, 741–757.
  • Thorpe, K. Greenwood, R. Eivers, A. & Rutter, M. (2001). Prevalence and development course of “secret language.” International Journal of Language and Communication Disorders 36, 43–62.
  • Topbaş, S. & Ünal, Ö (2010). An alternating treatment comparison of minimal and maximal opposition sound selection in Turkish phonological disorders. Clinical Linguistics and Phonetics 24(8), 646–68.
  • Wallace, M. (1986). The Silent Twins. London: Chatto & Windu.

Kennedy kardeşlerin konuşma örnekleri ve kendileri hakkında yapılan belgesel filmden kısa kesitler Youtube kanalında izlenebilir. Gibbens kardeşler hakkında yapılan programlar, video kayıtları ve haberler de yine internette mevcuttur. Yönetmenliğini Michael Apted’in yaptığı 1994 yapımı Nell filminde Jodie Foster’in oynadığı Nell Kellty karakterinin konuştuğu dil de bir “ikiz dili”dir. Filmin kurgusu içinde bu detay çok fazla vurgulanmasa da filmin senaryosu Kennedy kardeşlerden esinlenilerek yazılan bir oyundan uyarlanmıştır (Handley 1987).

Türkiye’de ikizlerin dil gelişimi üzerine yapılan çalışmalar oldukça azdır. Topbaş ve Ünal (2010) sesletim açısından yaşıtlarından oldukça geri olan ama birbirleriyle anlaşabilen altı yaşındaki tek yumurta ikizlerinin durumunu konuşma gecikmesi olarak değerlendirmişler terapiyle konuşmalarının düzelme sürecini incelemişlerdir. Çocukların dil özellikleri “ikiz dili” olarak tartışılmamıştır. Gizli ikiz dili konusunu doğrudan ele alan tek çalışma Ketrez (2015) çalışmasıdır. Ancak bu çalışmada da ikizlerin kendi aralarında konuştukları ikiz dili değil, Türkçe dil gelişimleri incelenmiş ve ikizlerin Türkçe edinimindeki gerilikleri kendi aralarında konuştukları “diğer” dille ilişkilendirilmiştir.