Nekropsi’nin farklı ve kendine has müzik dünyasını kelimelere sığdırmak.


 

Türk müzik sahnesinde pek fazla insanın bilmediği, bilenlerin ise dinlemekten sıkılmadığı bir grup Nekropsi. 1989 yılında İstanbul’da ‘Necropsy’ (hayvanlar üzerinde yapılan otopsi) ismi ile kurulan müzik grubu, bir çok farklı müzik türünü bir potada eriterek eşi benzeri olmayan bir çizgi yakalamayı başarmış ve sadece Türkiye’de değil uluslararası alanda da isminden sıkça söz ettirmiştir.

 

 

Electronica, thrash metal, progressive rock ve folklorik Türk Müziği elementlerini şarkılarında kullanan Nekropsi ilk albümü 1992 yılında ‘Speed Lessons Part I’ ismi ile piyasaya sürdü. Asıl başarısını Ada Müzik etiketi ile 1996 yılında çıkardıkları ‘Mi Kubbesi’ ile yakalayan Nekropsi bu albümde grubun davulcusu ve perküsyon sanatçısı olan Cevdet Erek’in kullandığı bendir, darbuka gibi enstrümanlar ve gitarist Cem Ömeroğlu’nun sert müzikte alışılagelmişin dışında kullandığı ‘clean’ tonda olan gitar sesi ile Dünya’da da eşine az rastlanan bir şaheser ortaya koydu. Yukarıda bahsedilen müzik türleri Nekropsi’yi tanımlamak gerektiğinde kullanılan kavramlar olsa da aslında grubu bir kalıba sığdırmak oldukça zor. Grubun müziğe olan bu orijinal ve farklı yaklaşımı 1998 yılında büyük bir ün yakalamış olan dünyaca ünlü rock grubu Led Zeppelin’in kurucularından Robert Plant ve Jimmy Page’in de ilgisini çekmiş olacak ki ikilinin 1998 yılında çıktıkları turnede, İstanbul konseri için konuk topluluğu Nekropsi olarak seçmeyi uygun görmüşler.

 

(Nekropsi – Foklar,  Page and Plant Tour – 1998)

 

Yakaladıkları büyük başarının ardından on sene boyunca albüm çıkarmayan Nekropsi 2006 yılında ‘Sayı 2: 10 Yılda Bir Çıkar’ ismi ile çıkardıkları albüm ile tamamen deneysel bir müziğe yönelmiş fakat yine de çıtayı iyice yukarıya çekmeyi başarmışlardır. Mi Kubbesi’nde yer alan death metal geçişlerinin yerini elektronik öğelerin ve Türkçe vokallerin aldığı 2006 yılında çıkan albüm, Türk Rock Müziği adına ikonik denilebilecek olan ‘Erciyes Şokta’ şarkısı ile Türkçe müziğin ulaşabileceği sınırları gözler önüne sermiştir. Bu albümün başka bir özelliği ise yine Türkçe Rock sahnesinde iyi tanına bir grup olan Kurban’ın basçısı Kerem Tüzün’ün bu albümde Nekropsi için bas gitara geçmesiydi. Ayrıca grubun davulcusu Cevdet Erek’in annesi Aysel Erek’in çektiği Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nün inşaat halini gösteren fotoğraf, albümün akılda kalıcı olması adına başka önemli bir nedendi.

 

Aysel Erek, 1986

 

Erciyes Şokta, anlam bütünlüğü gözetmeksizin dadaist bir yaklaşım ile sözleri dört farklı gazete haberinin başlığından oluşan Nekropsi’nin en akılda kalıcı şarkılarından birisidir. Grubun davulcusu Cevdet Erek bu şarkı için Roll Dergisi’ne verdiği röportajda, “Çok çekici bir fikir bence. Anlatmak istediğim şeyin olduğu gazeteyi arayıp bulmaktan daha çekici.” demiştir. Şarkıda bir anlam bütünlüğü olmasa da aslında haberler ve başlıkları incelendiğinde ülkenin siyasi, sosyal ve ekonomik durumu dolaylı yoldan anlaşılabilir.1

 

 

Nekropsi 2010 yılında çıkardığı ‘Nekropsi: 1998’ isimli albümle müzik hayatını devam etti. İsminden de anlaşılacağı üzere Mi Kubbesi’nin çıkış yılı olan 1998’de yazdıkları bazı parçaların farklı versiyonlarının yanında Yeşilçam filmlerinden sampleların kullanıldığı ‘Kusmuk’ gibi yeni parçalarla hayranlarına yine farklı müzik ve sanat deneyimleri yaşatmaya devam ettiler. Albüm ‘bir+bir’ dergisinin Şubat 2011 sayısında, 2010’un En Güzelleri listesine ikinci sıradan giriş yaparak Türk müzik sahnesinde ününü iyice arttırdı ve tamamen etnik melodilerden oluşan parçaları ‘Bağlama’ ile yeteneklerini farklı açılardan tekrar gözler önüne serdiler.

 

 

Konserler vermeye devam eden Nekropsi, 2014 yılında çıkardıkları ‘Aylık Monthly’ isimli albümü internetten ücretsiz olarak yayınladılar. Mecburen ayrı düşmek zorunda kalan grup üyelerinin kendi stüdyolarında bir ay içerisine yaptığı çalışmaları birbirlerine göndererek birleştirdiği parçalardan oluşan albüm, bu açıdan farklı bir proje olmasının yanında modern kayıt teknikleri ile kaydedilmesinden ötürü yine hayranlarına farklı bir deneyim yaşatmayı başardı. Yönetmenliğini Kaan Müjdeci’nin yaptığı Sivas’ın film müziklerini bestelemeyi kabul eden grubun davulcusu Cevdet Erek, bu albümde yer alan ve deneysel bir perküsyon çalışması olan ‘Kış Kış’ isimli parçayı filmin ana müziği olarak kullandı. Albüm, grubun 12 ay boyunca besteledikleri farklı parçaları ve her parçanın hikayesini içeren bir kitapçığın yanında ayrıca bir hediye takvimi albümün içine dahil etti. Nekropsi Aylık isimli albümlerinden bu yana 2018 yılının ilk ayında çıkardıkları singlelar, Ta Ta Du ve Sekizler dışında bir proje piyasaya sürmedi.

 

 

Her şarkısı ayrı bir atmosfer yaratan ve eşine çok az rastlanan bir sanat görüşünü, müzikal bir kaliteyle birleştirmeyi başaran Nekropsi, hayranları tarafından her zaman ‘hak ettiği değeri görmeyen’ gruplar arasında görüldü. Günümüzde konserler vermeye devam eden Nekropsi’nin grup üyeleri kendi solo projelerini hayata geçirmeye devam etse de böyle bir grubun uzun yıllardır bir albüm çıkarmaması Türkiye’de ve Dünya’da müzik dinlemeyi seven herkesin içinde bir ukte olarak kaldı.

 


 

Kaynakça:

Erciyes Şokta, 6 Bebek Öldü – Radikal

  Hurda Eşyadan Dört Kalaşnikof – Radikal

  Devrim Patenti Müsrif Oğul’da – Radikal

  İki Endeks de Eksiye Düştü – Radikal