Kuşların avuntulu kanatlarından zihnimize düşen mısralar


 

I.

Aylardan günleri koparan elleri var

Tanrı’nın

Ihlamur yaprağını dalından düşüren

mevsimleri

Nemini bırakmış kuru ceset parçalarını,

göğüs kafesinde

açelyalar, nergisler, zambaklar

yeşerten bir çocuğun göz kapaklarına sürükleyen

rüzgarları

var.

 

Sistematikleşmiş bir yalanı derinleştirmek için

çağı eşeliyor

aydınları.

Şairleri

kendi tarihinin tanıklığı altında eziliyor.

 

Kuşların toprağı gökyüzüdür.

Göçmen kuşlara söylediği şarkılar

avuntunun serin meltemini düşürüyor

maviliğe süzülen kanatların

ak tüylerine

 

 

II.

Mevsimlere doğduk.

Mevsimlerden geçtik.

Mevsimlere yenildik.

 

Tesiri geçen her şey bir yanılgıdır.

 

Islaklıkla gelen tazeliği unutan vadilerime

uğramayan

başka oyuklarda kabaran bir nehirdir

zaman.

 

Gizleri balçıkla bulanmış hikâyelerin gölgesi düşerken

kopan takvim yapraklarına

Akışın dokunan parmaklarına,

felçli bir ima bırakan

kalbimdir

benim.