yusuf
İnsanın kendini tanıması, öncelikle kendi tutkusunu bulmaktan geçer. Kendi tutkusunu bulması da iyi bir çocukluk eğitimi ve nitelikli eğitimin sonucudur. Tutkusunu, sevdiğini bulan insan her daim kendi hayatını yaşar.

Hayat kaotiktir ve insan her gün değişir. Aslında kim olduğumuz tamamiyle belli değildir, matematiksel olarak da bu böyledir; bir gün gördüğümüz birisini başka bir gün gördüğümüzde o kişi o ilk gördüğümüz kişi değildir artık. Atomlarının yapısından tutun, hücrelerinin enerjisi dahi değişmiştir ve farklılaşmıştır. İnsan devamlı bir değişim halindedir ve bu değişim genelde kaotik işler. Dolayısıyla kim olduğunu bulmak, yalnızca tutkulu olduğu meseleleri bulmaktan geçer diye düşünüyorum, gerisini şans ve rastgelelik idame ettirecektir.


hakan
kendimizi tanimanin iki asamasi oldugunu dusunuyorum. Once yalniz kalarak kendini tanir birey fakat cok yalniz kalirsa kendine bilinmezlikten pay bicer. Sonra baskalarinin yansimasindan tanir kendini fakat cok bakar ise aynalarin gosterdigine gerceklerin yansimasi disinda bir sey goremez. Denge, kendini tanimak icin cok onemlidir bence. Hem yalnizlikta hem de dostluklarda tanir insan kendisini.


esra
@yusuf sizce kendimizi tanımanın yolu tutkulu olmaksa ve bunun için iyi bir çocukluk eğitimi şartsa, iyi çocukluk eğitimi alamayan insanlar kendini tanıyamaz mı?


emre
En kısa tabirle, yalnız kalarak..

İnsan etkileşimleriyle gelişen ve değişen bir varlıktır ama günün sonunda nasıl bir insan olduğunu hislerini en iyi anlayacağı an yalnız kaldığı andır çünkü tamamen kendinizle başbaşa kaldığımızda gerçek kişiliğimiz kendini ortaya çıkartır ve toplum normlarından uzak bir şekilde nasıl bir insansak o şekilde hareket ederiz.

Alfred Hitchcock’ın 1958 yapımı Vertigo filmindeki şu replik hep bu durumda aklıma geliyor:

“Tek başına ancak başıboş gezebilirsin ama iki kişi muhakkak bir yere gidiyordur”


caner
Saetre’ın deyişiyle varoluş özden önce gelir. Yani insanın sabit taniyacağı bir özü yoktur. İnsan inşa halinde bir varlıktır insan kendini tanımaktan ziyade nasıl yapılandıracağını bulmalıdır.
Davranışlarımızın yapısını anlamamız için ise ötekinin bunlara tepkisine bakarız. Kendimizi bir nevi bir ötekine aynalayarak yine kendimizi ötekinin bize davranışında keşfetmeye çalışırız
Karşıdaki kişinin bize olan davranışlarına göre ne olduğumuza dair fikirler ediniriz


yusuf
@esra elbette tek faktör iyi çocukluk eğitimi değildir ancak bunun önemli bir faktör olduğunun aşikar olduğunu düşünüyorum.
Zira çocuklukta en saf duygularımızla, yalnızca kendi mutluluğumuzu düşünerek karar veririz.


caner
@yusuf aslında iyi çocukluk eğitimi insanın kendini inşa sürecinin en önemli adımlardır insanın kendini tanıması ise konumuz bu yapılandırılmış şeyin tam olarak ne ifade ettiğini keşfetmek gerekir. Bunu da dışran bize olan davranışlarda keşfedebiliriz. Örneğin iyi bir eğitim almışsa kişi yetenkli ise işini iyi yapıyorsa takdir görecektir ve bunun sonucunda kendinin işe yaradığını düşünüp kendine dair bir oluşacaktır. Kendine değer vermeye başlayacaktır.


hakan
@caner e katiliyorum. Bireyin kendini gercekten taniyabilmesi icin kendisini degersiz gormesi onunde buyuk bir engel olusturur


yusuf
Evet çok doğru. Tabi bu pek çok farklı etkiyle değişebilir ancak çocukluk çok önemli bir etki yaratır.


caner
Aslında vurgulamak istediğim şey şu. Kendini tanıma için bir kıstas gerekir. İnsan kendi doğasında birçok özelliği olan bir kişi olabilir ama bunu birinin iyi ya da kötü diyerek bir ölçüt oluşturması gerekir ilk olarak ailede bu durum şekillenir davranışlar pekistirilir ve kişi neyin iyi neyin kötü olduğuna dair bir fikir edinmiş olur onları normallestirir yani bir norm gerekir


yusuf
Benim temel düşüncem insanın sabit bir varlık olmadığı için sabit bir anda ne olduğunu bilmesinin önemli olmadığı, asıl önemli olan tutkularını bilerek nasıl değişeceğine dair öngörüsünün olmasıdır.


hakan
mukemmel bir tespit yusufcum


caner
tutku sahibi bir kişi tutkunlarını eyleme dökmeye dair süreci model aldığı bir kişide somutlaştırır
Tutkularının vücut bulmuş halini bir şekilde taklit eder aslında
Kendi özünü kendi içinden gelen bir enerji ile keşfedebileceğini söylemek bir özü olmayan insan için metafizik bir yorum olur
Sürekli bir farkına varma silsilesidir. verileri ise kendi sezgilerini kullanarak ilk çevresi olan aileden toplanmaya başlar
Süreli kendine dair bir algı oluşturur
Burada egitimin etkisi bu süreci doğru yönetebilme becerisi oluşturmak olabilir


hakan
egitim kesinlikle onemli olsa da ben yine de isin asil farikasinin yalniz kalmak oldugu kanaatindeyim. nasil dunya kitaplardan ogrenilmez fakat fikir sahibi olunursa egitim de bireyin kendisini tanimasi yolunda sadece fikirler verir.
ailenin kanatlari altinda kalmak koruyucu oldugu kadar baskilayici da olabilir.


caner
Aslında kimlik oluşturmak adına aile önemli bir etken. İy ya da kötü ailejin içinde temel yapımız şekilleniyor kadına erkeğe topluma inanca dair algımız aile içinde şekilleniyor bir fark etmesek de


yusuf
Bireyin kendi başına hata yapmasına izin vermek gerekir, hata yapmasını engeller isek hatanın sonucunu yalnızca teorik olarak algılar ve bunu pratikte bilemediği için kişiliğine uygulayamaz diye düşünüyorum @hakan


caner
Yalnız kalmak çok mühim insan kendine ne olmak istediğinde ne olduğuna dair soruları ancak yalnızken sorabilir
Kitle insanı,vasatlastirir


hakan
haklisin yusuf fakat insan her zaman cocugunu korumak ister ve buyuk dersleri icinden cikabildigimiz buyuk hatalar ogretir bize
bu hatalar ne kadar riskli ve yorucu ise o kadar egitir bizi
her aile de bu buyuk risklerden cocugunu korumak ister
yani asagisi sakal yukarisi biyik her anne baba icin
her nesil oncekinden daha ozgur oldugundan
bir ailenin boyle bir dunyada cocugunu serbest birakmasi dogru oldugu kadar risklidir de aslinda.


caner
Belirlenen sınırlar dahilinde çocuğa hata yapma imkanı tanımak gerekir. Hatanın normallestirilmesi aynı hatanın sürekli yapılmasının problemli olduğu öğretilmelidir. Çocuğun kendi dünyasını kendi deneyimleri ile yaratmasına imkan tanımak gerekir


yusuf
Özetle kendini tanımanın tutku ile bağlantısı olduğunu ve bunun da çocukluk döneminde temel olarak geliştiğini, bu manada çocuğa tutkusunu bulması için fırsatlar verilmesinin gerekliliğini konuştuk. Herkese katılımları için teşekkür ediyorum.


hakan
herkes iyi aksamlar. fikirleriniz icin tesekkurler.


yusuf
2019’un son NASIL yayınını sonlandırıyoruz. Hepinize mutlu yıllar diliyorum. Gelecek sene de Flaps’le kalmanız dileğiyle, iyi akşamlar.


 

Bu yayın 27 Aralık 2019’da, saat 21’den 22’ye kadar Flaps Club Discord sunucusundan gerçekleştirilmiştir.