1842 yılında doğan Osman Hamdi Bey, Paris’e hukuk öğrenimini tamamlamak için gönderildiğinde 18 yaşındaydı. Paris’te resim sanatına merak salan Osman Hamdi, Fransız oryantalist ressamlar Jean-Léon Gérome ve Gustave Boulanger’den eğitim aldı. Osman Hamdi’nin 1867 yılında Paris Exposition Universelle’de sergilediği üç resim maalesef günümüze kadar gelemedi ve ortadan kayboldu.

 

Osman Hamdi Bey

 

1869 yılında Osmanlı İmparatorluğu’na geri döndü ve Bağdat İli Yabancı İşler Müdürlüğü’nde görevlendirildi. 1881 yılında Müze-i Hümayun’a yönetici olarak getirildi ve bu adım onun arkeolojik bağlamda çalışmalar yapmasının önünü açtı. İlk Türk arkeoloğu ve müze küratörü olarak kabul edilen Osman Hamdi Bey, eserlerinde halkın gündelik hayatına yoğunlaşan anları betimliyordu.

 

1881 tarihli, tuval üzerine yağlı boya çalışması olan eserin kullanılan renkler ve motifler bazında çok bereketli olduğunu görüyoruz. Geleneksel motifleri detaylı bir biçimde resmeden Osman Hamdi, kadın figürün arkasında yer alan altın sarısı kumaş ile zengin bir renk skalası yakalamıştır. Türk resim sanatında bir figürün tam boy olarak resmedilmesinin ilk örneklerinden olması da eseri sanat tarihi açısından önemli bir yere koyar.

Figürün kıyafetleri ise dönemin Paris modasına uygun fakat aynı zamanda da geleneksel izler taşıyan bir bütünlük sunmaktadır. Peçesinin örtülü olmasına rağmen figürün yüz hatları ve ifadesi net bir biçimde seçilebilir. Figürün sadece bir elinin görünmesi ve diğer elinin kıyafetin içerisinde olması da figürün siluetinin zarif bir akış içerisinde olduğu izlenimini uyandırabilir.

Eser, 2019 yılında Dorotheum Sanat Galerisi’nde 1 milyon 770 bin 300 euroya satılmıştır. Viyana’da gerçekleştirilen açık arttırmada kimliği açıklanmayan bir sanatsever tarafından satın alınan eser, o yılın en yüksek değere alıcı bulan sanat eseri olmuştur.


 

Resmin Harmonisini Spotify’da dinlemek için tıklayın.