Çamurlaşmamış bir dünyayı arıyor gözlerim
Dertleri, yastıklardan sarkmamış bir iklimi
Gün batımında iki mukaddes cümleyi,
Belki Kasım’a yaklaşmamış bir son baharı arıyorum.
Sevilebilir, çirkin bir ses kulağıma değen
Heybesi, alaşağı olmuşlarla dolu bir gün yaşamış olsam da,
Bir macera bileti alabilirdim ufak bir çocuğu severek
Dini hikayelere yüklenmemiş ilahi bir adalet yaşamak isterdim.
Nice gün battı yüreğime, ışıklı yollardan geçerek
Bir süredir beklediğim vardı umutlardan
Sabahları bir güvercin gövdesi olmayınca,
Uçmak, hayal niteliğine sahip oluyor.
Gece fabrikası, karanlığı oldukça sevdiriyor
Ve bir dost eli, elime değdiği vakit,
Öksüren tütün tadı acılaşmayı unutuyor

Ve kendime kaldığım vakit,
Lezzetini  gönlümde ölçtüm aşkın
Kimyası bozuk ama yükselen bir hoşluğu vardı.
Sonra düşündüm,

Ben olsaydım en zengin yağmurların bereketinde
kesilir miydi rahmet?
Acabalarla tasarlı bir dünyanın dört köşesinde koşturuyorum
Yılmak ne kelime!

Yaşarken büyük ihtimalleri.

 


 

karaca